26 Nisan 2008 Cumartesi

güzel şeyler- kötü şeyler



güzel şeyler iştiyorum hayatımda olsun.
zaman zaman hayalini de kuruyorum.
güzel şey hayal kurmak.

kötü şeylerden korkuyorum
zaman zaman sukut-u hayale uğruyorum
kötü şey hayal kurmak.


----

yine de
sahilde bir bankta oturuyor olsam şimdi
enginlere baksam,
hayaller kursam

mis gibi deniz havasını çeksem içime
kulağımda bir müzik olsa
müzikle dalga sesini aynı anda duyabilsem
yanımdakilerin konuşarak hayalimi bölecekleri kaygısını taşımasam
bir hayalden bir hayale geçsem
kimseler dokunmasa bana uzun müddet

öyle bi soyutlasam kendimi bu yerlerden, yüzlerden
hayatta olduğumu sadece deniz kokusundan anlasam.
hayatta olduğumun belirtisi; nefesime
deniz kokusu karışsa.

deniz kokusunu, dalga sesini ve görmeyi umduklarımı harmanlasam
bir sonraki hayalime silüet oluştursun diye
deniz kokusu hayalimi gerçek kılsın diye

-----------


çok mu şey istiyorum?





10 Nisan 2008 Perşembe

umutlarım var.

büyük büyük
bir
yazar
demişki:
"zaman sen herşeyin ilâcısın".
sonra,
bir bakmışım,
aldanmışım.

5 Nisan 2008 Cumartesi

son dakikaaaa

heyyyyyyyyy millllletttttttt iyi değilimmmm


içim kıpır kıpır
bir çocuktan bile beterrrrrrrrrrrrrrrrrrrr

ve benim velim yanımda değil.......................................

ev ortamında mantık dışı muhabbetler :)

beyza:
sevgili ev arkadaşım özlem;
seni tepkisiz, biçare, usanmış görüyorum.

...........
(mimar özlem, yıkık bi suratla bakar,
projesi vardır aklında,
ve olmaması gereken bir çok şey.)

benim kucağımda ise,
tezime yardımcı olmasını istediğim,
ama yardımı benden bekleyen yardımcı kaynaklar.

(bilim bu, subjektiflik, duygusallık barındırmaz.
mantık işidir, objektiflik ister.)


beyza :
özlem, bu kitaplarda duygusallık göremiyorum,
bir çok teori var.
aşk yok mesela.
tanımı verilmemiş.

(bir kaç gün önce,
nur'un, özleme sarfettiği laf:
"aşkın tatlı yanlarını sen hiç bir zaman yaşayamayacaksın"
hatırlarda, tazeliğini korumaktadır.
Laf işte....)


özlem:
aşk mı? ne diyorsun sen?
benim projem aşkım olmuş.
ben gecelerdir aşkı mı çiziyorum sanıyorsun?

( usanmış, biçare, tepkisiz suratımızı bir tebessüm kaplar)

7 sene sonra hatırlanmamak üzere,
bu hadise rafa konur.


------------------------------
şimdi
mağrur ve muhtaçız.

kaybedenler klubü



(kaybedenler klubü üyeleri, (özlem ve beyza)

kazananlar klubü üyeleri ile (nur, zehra)

ile aynı evde mutlu mesut yaşamaktadırlar.)









4 Nisan 2008 Cuma

Anlamsız Hisler




Dün bir şeyler oldu. Çocuk olasım geldi…
küçükken de olurdu bu bana.
Zaman zaman büyük olmak isterdim.
Bir daha asla olmayacağından belki.

Bilmiyorum.
Bu sefer daha çok istiyorum küçük olmayı, büyük olmaktan
İmkansız belki.
Anlamsız bir istek belki.

Çocuk olsam, daha az anlardım her şeyi.
Can sıkıntımın nedenleri daha basit şeyler olurdu.

Sevinçlerim anlık, ama sık sık olurdu
Korkularımı daha çabuk yenebilirdim
Yalnız kalmayı sadece korktuğum için istemezdim
Korkum yalnızlık olmazdı


Kandırılmak huzur verirdi.
Abim her gün elinde çikolata ile gelirdi yine
Dayım sevdiğim o ayıdan alırdı
Babam fış fış kayıkçı oynatırdı
Annemin işten gelmesini daha sevinçle beklerdim
Ablamın eşyalarını daha zevkle karıştırırdım


neden sevindiğimi, neden üzüldüğümü, neden ağladığımı bilirdim.
anlamsız hisler kaplamazdı içimi durup dururken.


…………….

Ve daha çok severdim
Daha çok sevilirdim belki.



_______________________________________________


Kan ter içinde uykularından uyanıyorsan eğer her gece
Yalnızlık sevgili gibi boylu boyunca uzanıyorsa koynuna
Olur olmaz yere ıslanıyorsa kirpiklerin artık herşeye
Anneni daha sık anımsıyorsan hatta anlıyorsan
Kalbini bir mektup gibi buruşturulup fırlatılmış
Kendini kimsesiz ve erken unutulmuş hissediyorsan
İçindeki çocuğa sarıl
Sana insanı anlatır