28 Mart 2011 Pazartesi

ömür, sanki bir kara kutuymuş

Bazı şarkılar vardır, senin o anını anlatmakla kalmaz, aynı zamanda o anı hep o şarkıyla tekrar tekrar anımsarsın.
İşte Pinhani'nin bu şarkısı, sanki benim şu anımı anlatıyor. Betimlemeler çok güzel.

Durup düşünmeye zamanın olur mu ?
Yitirmeden anlamaz insan
Sevdiklerin yolun sonunda
Sarıl her fırsatında o insana
Arkasından ağlayan olma
Geri getirmez çok ağlasan da

Durur, durur belki baş ucunda
Annen baban kendi çapında
Abin bile 47 yaşında

Ömür, ömür sanki bir kara kutuymuş
Gün gelince herkesin açılmış,
Ama sorarsan hep geç kalınmış

Güzel günlerimizin bittiğini sanma
Belki bir daha böylesi olmaz
Ama her bi gün güzel aslında
Yakın durmanın zor olduğu ortada
Uzak olmak her zaman en kolay,
Ama en zoru yalnız olunca

Uyur, uyur belki hep yanında
İlk sevgilin kendi solunda
Her hatıra asılı duvarında
Ömür, ömür sanki bir kara kutuymuş
Gün gelince herkesin açılmış
Ama sorarsan hep geç kalınmış 

26 Mart 2011 Cumartesi

yalnız mısın, özgür müsün

Geçenlerde Avusturyalı arkadaşım ile buluştuk, biraz hasbihal ettik. Konuşma sırasında insanın kendi kendisini finanse etmesine mevzu geldi. O sırada ev kirasıydı falan derken, niye bilmiyorum "einsam"( tek, yalnız) kelimesini kullanasım geldi. Amacım, "yalnız mı yaşıyorsun" demekti. Fakat ben "einsam" kelimesini kullanınca, itiraz etti. hayır dedi, "einsam" negativ bir anlama sahip. ben "allein" (yalnız, tek başına) yaşıyorum dedi.

Şimdi bunu neden anlattım. Tamam kabul ediyorum, almanca gerçekten çok zengin bir dil. Ama "yalnızlık" ın olumlu yanı neresinde yahu? Belki de yanızlığın olumsuz yanından, öylesine kaçmak istiyorki, bana bu tepkiyi verdi.

sonra kendi kendime sordum, yalnız mısın, özgür müsün?