17 Mayıs 2008 Cumartesi

kendimi ararken bulmaktan korkmadığım yerdeyim, satırların kitapların içindeyim:)

son zamanlarda herşeye ne kadar zamanımı alır düşüncesiyle yaklaşıyorum.
Sevdim ama ben bu bişi. Bu yoğunluktan dolayı, kendimi ve kimseyi düşünmüyorum. Kafam rahat. Kafamı dolduran tek şey, tanımadığım adamların ürettiği kitaplar, teoriler vs.. sonrasında hazırladığım anketler, onları bir an önce bitirip bilgisayar ortamına taşınması, gazetelerin taranıp bir türlü yapamadığım içerik analizi.. yani tezimi yetiştirme çabalarım....
bu çabalarımın hiç biri kimseyle ilgili değil. kısmen benle ilgili. yani sonucu benle ilgili. ama ümitvar telaşlar bunlar. bir gün biteceğine inandığım telaşlar. bunlarla ilgili bi karamsarlığım yok mesela. ya da beni derinlere daldıran, ciddi huzursuzluklara sürükleyen şeyler değil. sadece ve sadece beynimi fazlasıyla yoran, beynimi o kadar yorarken, bilgisayar başında saatler geçirmeme neden olan şeyler.
yazın düşeceğim boşluğu düşündüğüm zamanlarda, bu yaşadığım yoğunluk bana iyi bile geliyor açıkcası. belki biraz mazoşistim hı ne dersin ?
evet evet insan kendisiyle fazla başbaşa kalmamalı, hep böyle yoğunluklar hayatı doldurmalı ki, hayatın seyri ile ilgili düşünceler, yaşanması zor bir hayata mal olmasın.
Yarın ne yapacağım sorusuna vereceğim cevap gayet basit; tezime devam edeceğim, sonra kalan ödevlerimi yapacağım.
anlaşılmayan bir yer varmı? ya da kafamı kurcalayan bir şey?
hayır yok. herşey gayet açık ve net.
İŞTE BUNU SEVİYORUM.

7 Mayıs 2008 Çarşamba

hayat düsturu

"herseyde bir hayır vardır"

olumlu düşünme sanatı islam, seni seviyorum.

1 Mayıs 2008 Perşembe

zor şeyler




bugün kıbrısa geri döneceğim akşam geç vakitlerde..
valizimi yerleştirmem gerek...
eşyalarımı koyarken birer birer valizime
kafamdan geçenlere engel olamıyorum

son mu dersin, bu gidişler?
ve gelişler?

gelişler... kafamı kurcalıyor bu ara
tedirginlik taşıyorum
ya bıraktığım gibi bulamazsam?
ya bıraktığım yerden devam edemezsem?