3 Mart 2008 Pazartesi

gece düşünceleri.

Yazmak.. harflerin, kelimelerin, cümlelerin, paragrafların ardı ardına gelmesi, ve anlamlı bir bütün oluşturması.

Anlamlı bir bütün oluşturmak… yazarken mi, okurken mi, anlarken mi?

Eğer yazarken ise, o kolay. Kelimeleri doğru yerde kullanmaya çalışırım, imla hatası yapmamaya çalışırım. Devrik cümle kurmam mesela.

Okurken ise, okurum işte… ilkokulda, bütün sınıfa okuma parçası okur gibi.
Okursun, ama heyecandan okuduğunu anlayamazsın. Yada okursun, aklın başka yerlerdedir, anlayamazsın. Sonra kızarsın kendine, yeniden başlarsın, sonra yeniden okursun. Sonra yazana kızarsın, sürükleyici yazmamış diye. Yazanın suçu yoktur aslında.

Yazanın suçu değildir, senin hafızandan daha sürükleyici cümleler geçmesi mesela.

Bazen de alır götürür, yazanın yazdıkları. Yazılanlarda, kendinden satırlar ararsın.
Hep kendini ararsın. Hep kendini kaybetmezsin aslında.
Ama hep kendini ararsın.

Nadiren bulursun kendini yazılanlarda. Yalnızlığına çare olur, yalnızlıktan yazılanlar. Aslında yazan da, anlaman için yazmıyordur, anlatmak için yazıyordur belkide. Yazan mutludur, anlatabildiği için. Kendini anlayıp, aktarabildiği için.

Sen de, mutlu ol, yazanın yazdıklarını, anlayabildiğin kadar kendince…

Anlarken, “anlamlı bir bütünlük” ise, çıkaramazsın bence….


.............

"Anlamak yok çocuğum, anlar gibi olmak var
Akıl için son tavır saçlarını yolmak var”

Necip fazıl kısakürek


2 yorum:

Adsız dedi ki...

yazmak hep kolay gelmiştir bize diimi?aslında şimdilik öyle.
atalarımız bildiklerini,kulaktan kulağa duyduklarını yazmadığı için bugün Avrupa kriterlerinde değilizdir belki.yazmak iyidir iyi.yaz da yeter ki..
asıl sözü sona yazıp bize söz bırakmamışsın be dostum..
anlar gibi olmak var!
(:from bETüL:)

meczup dedi ki...

canım dostum seni buralarda görmek ne güzel..
aslında seni görmek çok güzel :)

anladığımı sandığım "yanlış anlamalarımı" gördükten sonra,
anlar gibi olmayı tercih eder oldum:)
en azından hayal kırıklığı yok, öneririm.

....