yazasım pek yok aslında. ama yaklaşık 3-4 aydır bloga biraz yüklensem kararımdan sonra yazdıklarıma bakılcak olursa, yazasım da gelmiş. gelince yazılıyormuş, yaşanınca yazılıyormuş.
geçmişe dönüp de baktığımda, ne güzel bahane olmus bana şu blog, yaşadıklarımı paylaşmamda. her okuduğumda büyüme evremi görüyorum sanki.
aslında benim büyüme evrem şöyle gelişti diyebilirim; en başlarda kendimi çoook büyük sanırdım. arkadaşlarım küçükken sanki ben hep bi' daha büyüktüm. sonra arkadaşlarım da büyüdü. sonra biz hayatın ciddiyetinin farkına varınca, bi' baktım ki, ben aslında o kadar da büyük değilmişim. etrafımı saran o sımsıcak dost yumağından ayrılınca okuldan sonra, hayatı bize kimse öğretmemiş bunu anladım. insanlarla mücadele edecek strateji bilgimin yetersiz olduğunu görünce, kendimi biraz küçük hissettim işte o an.
gördüğüm tecrübelerden anladığım şu ama; stratejiyi anla sadece, pratik bilgisine ihtiyaç yok. şu an odaklandığım nokta bu yani. eğer insan ilişkilerindeki stratejik oyunları da, iş işten geçmeden anlamaya başlarsam, hayat oyununda bir level atlayacağım :)
sevgi böcüğü gibi olmaktan Allah'a sığınırım, ama sevin, sevilin yahu :)
insanın çoook iyi dostları olsun hayatta, ailesi ile olan muhabbeti, eşi ile olan muhabbeti vs. hep sevgiyle olsun, hep çıkarsız olsun. bilmiyorum ama gerçekten severse insan, sevdikleri sayesinde de birçok şeyi daha sevebilir. arkadaşını çok sevdiği için, onun annesini onun kardeşini sevebilir. yani sadece sevdiklerimizin sevdiklerini sevdiklerimiz için sevebiliriz.[ yazmaktan daha kolay olabilir bu cümlenin icraatı :) ] o sevgi yumağını öylece büyütür, ne çok insan birbirini sever o zaman. muhabbetle bakar birbirine.
ve geçenlerde kendimde keşfettiğim yeni fobimi açıklıyorum:
benim korkum; bir gün sevgisiz kalmak.
Allah kimseyi sevgisiz, merhametsiz bakan gözlerle imtihan etmesin.
Amin.
sevgi böcüğü gibi olmaktan Allah'a sığınırım, ama sevin, sevilin yahu :)
insanın çoook iyi dostları olsun hayatta, ailesi ile olan muhabbeti, eşi ile olan muhabbeti vs. hep sevgiyle olsun, hep çıkarsız olsun. bilmiyorum ama gerçekten severse insan, sevdikleri sayesinde de birçok şeyi daha sevebilir. arkadaşını çok sevdiği için, onun annesini onun kardeşini sevebilir. yani sadece sevdiklerimizin sevdiklerini sevdiklerimiz için sevebiliriz.[ yazmaktan daha kolay olabilir bu cümlenin icraatı :) ] o sevgi yumağını öylece büyütür, ne çok insan birbirini sever o zaman. muhabbetle bakar birbirine.
ve geçenlerde kendimde keşfettiğim yeni fobimi açıklıyorum:
benim korkum; bir gün sevgisiz kalmak.
Allah kimseyi sevgisiz, merhametsiz bakan gözlerle imtihan etmesin.
Amin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder